- Nedir
- Gül hastalığının (rozasea) göz kapaklarını, gözyaşı filmini ve korneayı tutan biçimi
- Ciltte bulgu şart mı
- Hayır. Göz bulguları ciltten önce başlayabilir, ciltteki ağırlıkla göz tutulumunun ağırlığı birbirini izlemez
- Kim tedavi eder
- Cilt tarafı dermatolojinin, göz tarafı göz hekiminin işidir. Bu sayfa yalnız göz tarafını anlatmaktadır
- Neden önemli
- Tedavi edilmediğinde kornea tutulabilir. Görmeyi etkileyen tablo, erken tanınırsa daha küçük kalır
Oküler rozasea, gül hastalığının göz tutulumudur. Kapak kenarındaki damarlanmadan başlayıp gözyaşı filmini bozan, bir bölümü korneaya ilerleyen geniş bir yelpazedir. Bu yelpazenin neresinde durulduğu kişiden kişiye değişir ve ancak muayeneyle belirlenir.
Bu sayfadaki değerlendirmeler Prof. Dr. Alper Ağca'nın kornea pratiğine, yazarları arasında yer aldığı hakemli yayınlara ve uluslararası uzlaşı raporlarına dayanmaktadır. Künyeler sayfanın sonundadır.
Tanım
Gözde gül hastalığı (oküler rozasea) nedir?
Gül hastalığı, yüzün orta bölgesinde kızarıklık, damarlanma ve kabarcıklarla seyreden kronik bir cilt hastalığıdır. Gözü de tutabilir. Göz tutulumu için kullanılan tıbbi ad oküler rozaseadır.
Korneanın yüzeyinin nasıl korunduğu ve kornea hastalıklarının tutulan katmana göre nasıl ayrıldığı kornea sayfasındadır.
Göz yüzeyini ilgilendiren bir başka durum olan göz eti (pterjium) ise korneaya doğru ilerleyen bir doku büyümesidir ve kendi sayfasında anlatılmaktadır.
Ne sıklıkta görüldüğü sorusunun tek bir cevabı yoktur ve bunun nedeni ölçüm biçimidir. Yüz yirmi dört bin kişilik veriyi birleştiren güncel bir meta-analizde, kayıtlara oküler rozasea tanısı olarak geçen oran yüzde 10,3 bulunmuştur. Aynı çalışmada, cildinde rozasea olan hastalar bir göz hekimi tarafından ayrıntılı muayene edildiğinde göz bulgusu oranı yüzde 44,3'e çıkmaktadır1. Otuz dokuz çalışmayı birleştiren ikinci bir meta-analizde oküler alt tipin oranı yüzde 11,1 olarak bildirilmiştir2.
Aradaki fark hastanın nerede muayene edildiğine bağlıdır. Dermatoloji ve göz kliniklerinden gelen hastaları doğrudan karşılaştıran bir çalışmada kapak kenarı damarlanması, meibomius bezi bozukluğu ve konjonktiva kızarıklığı göz kliniğindeki hastalarda anlamlı olarak daha sık saptanmıştır3. Yani bulgular arandığında bulunmaktadır. Derlemelerde yüzde 6 ile yüzde 100 arasında değişen oranların bir arada anılmasının nedeni budur4,5.
Ciltte bulgu olmadan da olur mu?
Olur. Yüz otuz bir hastanın izlendiği bir seride hastaların yüzde 14,5'i göz bulgusuyla, ciltte rozasea bulgusu olmadan başvurmuştur6. Derlemelerde bu oranın yüzde 20'ye kadar çıktığı aktarılmaktadır4. Ciltteki bulguların ağırlığı ile göz tutulumunun ağırlığı da birbirini izlememektedir4.
Bunun pratik karşılığı şudur: yüzünde hiç kızarıklık olmayan birinde oküler rozasea bulunabilir, yüzü belirgin biçimde tutulmuş birinin gözü sağlam olabilir. İki tabloyu ayrı ayrı değerlendirmek gerekir.
Cilt tarafı bu sayfada anlatılmamaktadır
Gül hastalığının cilt tedavisi dermatolojinin alanıdır. Yüzdeki kızarıklık, kabarcıklar ve burun derisindeki kalınlaşma için dermatoloji hekimine başvurulmalıdır. Bu sayfa yalnız göz tutulumunu anlatmaktadır.
İki hekimin birlikte çalışması en iyi sonucu vermektedir. Uluslararası uzlaşı, en hafif tablolar dışında göz hekimine sevki önermektedir7.
Risk
Gül hastalığı göze zarar verir mi?
Verebilir, ama ne kadarı kişiye göre değişir. Hastaların çoğunda tablo kapak kenarı ve göz yüzeyiyle sınırlı kalır. Bir bölümünde ise kornea tutulur ve asıl görme riski oradan gelmektedir.
Erişkinde kornea tutulumu derleme düzeyinde hastaların yaklaşık üçte biri olarak bildirilmektedir5. Yüz otuz bir hastalık seride başvuru sırasında kornea sorunlarına bağlı görme azalması yüzde 9,9, izlem boyunca kornea nakli gereksinimi yüzde 4,6 ve son görmesi çok düşük kalan hasta oranı yüzde 5,3 bulunmuştur6.
Korneanın delinmesi nadirdir ama görmeyi tehdit eder. Yayımlanmış serilerde bu oran yüzde 1'in altından yüzde 9'a kadar bildirilmiştir6,8. En büyük seride yüzde 1'in altında kalmaktadır6.
Bu rakamlar tedavi görmemiş ya da geç tanı almış hastaları da içeren serilerden gelmektedir. Tedavi altındaki bir hastanın beklentisi bunlarla aynı değildir. Sizin gözünüzde tablonun nerede durduğu ancak muayeneyle söylenebilir.
Belirtiler
Belirtileri neler, ne zaman göz hekimine başvurulur?
Oküler rozaseanın kendine özgü tek bir belirtisi yoktur. Aşağıdaki yakınmaların hepsi başka göz hastalıklarında da görülür ve bu liste tam değildir. Şikayetten tanı çıkmaz, tanı muayeneden çıkar.
- Gözlerde yanma, batma, kuruluk ve yabancı cisim hissi
- Kapak kenarında kızarıklık, kabuklanma, kirpik diplerinde birikinti
- Tekrarlayan arpacık ve şalazyon
- Gözlerin sürekli kanlı görünmesi
- Işıktan rahatsız olma
- Görmenin gün içinde değişmesi ya da bulanıklaşması
Bu yakınmalardan hangisinin oküler rozaseaya, hangisinin başka bir nedene bağlı olduğu ayrımı muayenede yapılır. Ayrımı yapan şey kapak kenarının, meibomius bezlerinin, gözyaşı filminin ve korneanın biyomikroskopla değerlendirilmesidir.
Serilerde hangi bulgu ne sıklıkta görülmektedir?
Tanı almış hasta serilerinde ön blefarit yüzde 83,39 ile yüzde 10010 arasında bildirilmiştir. Tekrarlayan şalazyon yüzde 509 ile yüzde 6713 arasındadır. Yüz on dört çocuğun incelendiği bir çalışmada arpacık öyküsünün bulunması kornea tutulumu olasılığını 11,6 kat yüksek göstermiştir12.
Kuru göz yakınması sıktır. Kırk hastanın sağlıklı kişilerle karşılaştırıldığı bir çalışmada ankete dayalı kuru göz oranı yüzde 62,5 bulunmuş, yakınma skoru rozasea grubunda 26,30 ± 22,10, kontrol grubunda 6,01 ± 9,40 ölçülmüştür11.
Meibomius bezi bulgusunda ölçüt "var mı yok mu" değildir
Bu ayrım sık yanlış anlaşılmaktadır. Meibomius bezlerindeki değişiklik, rozaseası olmayan sağlıklı kişilerin de büyük bölümünde bir dereceye kadar bulunur. Aynı çalışmada sağlıklı kontrollerin yüzde 82,7'sinde en azından hafif bir bez değişikliği saptanmıştır. Ayrımı yapan şey derecedir. İleri derecede bez kaybı rozasea grubunda yüzde 11,76 oranında görülürken kontrol grubunda hiç görülmemiştir11.
Yani "meibomius bezlerinizde değişiklik var" cümlesi tek başına rozasea anlamına gelmez. Anlamlı olan, değişikliğin derecesi ve ona eşlik eden diğer bulgulardır.
Hangi durumda aynı gün başvurulmalıdır?
Gözde ağrı, ışığa dayanamama ya da görmede yeni başlayan azalma varsa aynı gün göz hekimine başvurulmalıdır. Bu üçü kornea tutulumunun uyarı belirtileridir.
Erişkinlerde ışıktan rahatsız olmanın ne sıklıkta görüldüğüne dair güvenilir bir oran yayımlanmış literatürde bulunmamaktadır. Çocuk serilerinde bu oran yüzde 5213 ile yüzde 10015 arasında bildirilmiştir ve ışıktan rahatsızlık, kornea tutulumu için bağımsız bir uyarı bulgusu olarak gösterilmiştir12.
Çocukta
Çocuklarda tanı neden gecikiyor?
Oküler rozasea çocuklarda da görülür. Çocuktaki tablo erişkinden iki bakımdan ayrılır: tanı daha geç konulur ve kornea daha sık tutulur.
Gecikme ölçülmüştür. Türkiye'den yayımlanmış on altı çocukluk olgusunun bulunduğu bir seride yakınmanın başlamasıyla tanı arasındaki ortalama süre 16,2 ± 5,1 ay bulunmuştur. Aynı seride konjonktiva ya da kornea tutulumu olan çocuklarda gecikme anlamlı olarak daha uzundur10. Yirmi iki çocuktan oluşan ikinci bir Türkiye serisinde ortalama gecikme 10,0 ± 2,7 aydır14.
Gecikmenin nedeni tablonun kendisidir. Çocukta ciltte rozasea bulgusu çoğu kez yoktur ya da gözden sonra ortaya çıkar. Altı çocuğun izlendiği bir seride tanı anında yalnız üçte birinde cilt bulgusu vardı15. Yirmi çocuğun incelendiği başka bir seride çocukların yüzde 55'inde göz bulguları döküntüden önce başlamıştı16. Cilt bulgusu beklenirken tablo viral ya da bakteriyel konjonktivit sanılmakta ve tekrarlanan tedavilerle vakit geçmektedir15.
Sorun tek bir merkeze özgü değildir. Konuyla ilgili uluslararası uzlaşı raporu, çocukluk çağı blefarokeratokonjonktivitinin sık atlanan bir hastalık olduğunu ve bunun başlıca nedeninin ortak bir tanım ve tanı ölçütü bulunmaması olduğunu belirtmektedir19.
Kornea ne sıklıkta tutulur?
Bu sorunun cevabı çocuğun hangi kapıdan girdiğine bağlıdır ve tek bir rakam vermek yanıltıcı olur. Kornea birimlerine sevk edilmiş serilerde oranlar çok yüksektir. Yüzde 39,512, yüzde 8113, yüzde 9114 ve yüzde 10017 bildirilmiştir.
Aradaki farkı hastalığın kendisi değil, hastanın hangi seriye girdiği açıklamaktadır. Kornea servisine zaten korneası tutulmuş çocuklar sevk edilmektedir. Bu nedenle bu oranlar "gül hastalığı olan her çocukta kornea tutulur" biçiminde okunmamalıdır.
Gecikmenin bedeli
Yirmi yedi çocuğun izlendiği bir çalışmada, yakınmanın başlamasıyla tedavinin başlaması arasındaki iki yıllık gecikmenin ortalama 0,06 logMAR görme kaybına karşılık geldiği hesaplanmıştır. Bu bulgu istatistiksel anlamlılık sınırında kalmıştır (p = 0,054). Yani kesin bir sonuç değil, bir eğilim olarak okunmalıdır13.
Erken tanınan olgularda uzun dönem sonuçları iyidir. Türkiye'den dört çocuğun izlendiği bir seride en az on iki ay süren sistemik tedaviyle yaklaşık iki yıllık takipte nüks görülmemiştir18. On altı çocuğun izlendiği seride tam remisyon oranı yüzde 87,5 bildirilmiştir10.
Çocuğunuzda tekrarlayan arpacık, sürekli kızarık gözler ve ışıktan rahatsızlık birlikte bulunuyorsa, tekrarlanan konjonktivit tedavilerinden sonuç alınamıyorsa kapak kenarı ve kornea açısından ayrıca değerlendirilmesi doğru olur.
Tanı
Tanı nasıl konulur, muayenede nelere bakılır?
Oküler rozaseanın kan testi ya da tek başına tanı koyduran bir bulgusu yoktur. Tanı, kapaklarda ve göz yüzeyinde bir arada bulunan bulgulara ve öyküye dayanılarak konulur.
Uluslararası uzlaşı belgelerinde göz tarafında aranan başlıca bulgular kapak kenarı damarlanması, kapaklar arası bölgede konjonktiva kızarıklığı, korneada kürek biçimli infiltratlar ve sklera iltihabıdır. İkincil bulgular arasında kirpik diplerinde birikinti, kapak kenarı düzensizliği ve gözyaşının hızlı buharlaşması sayılmaktadır20.
2019 tarihli uluslararası uzlaşı panelinde beş göz bulgusu ilk kez resmi olarak tanımlanmıştır: kapak kenarı damarlanması, blefarit, keratit, konjonktivit ve ön üveit. Aynı panel göz hekimine sevk gerektiren tabloları da belirlemiştir21.
Aynı belge bir şeyi daha söylemektedir ve bunun okuyucuya açıkça aktarılması doğru olur. Paneldeki yirmi bir üyenin tamamı, oküler rozaseanın en iyi nasıl tanınacağının hala çözülmemiş bir sorun olduğunu bildirmiştir21. Yani bu, ölçütleri henüz tam oturmamış bir tanıdır ve hekimin değerlendirmesi belirleyicidir.
Demodex akarının yeri
Kirpik diplerinde ve yüz derisinde yaşayan Demodex akarları, rozasea hastalarında sağlıklı kişilere göre daha sık ve daha yoğun bulunmaktadır. Yirmi üç olgu-kontrol çalışmasını ve 1.513 hastayı birleştiren bir meta-analizde bu olasılık yaklaşık dokuz kat yüksek bulunmuştur22.
Buradan akarın hastalığın nedeni olduğu sonucu çıkmaz. Meta-analizin kendisi de bu tasarımla nedensellik kurulamayacağını belirtmektedir. Ayrıca bazı çalışmalar iki grup arasında fark bulamamış, bir çalışma farkı yağlı cilt yapısına bağlamıştır22. Kısacası ilişki güçlüdür, nedensellik gösterilmemiştir.
Tedavi
Hangi tedavinin kanıtı ne kadar güçlü?
Bu bölüm bilerek bu başlıkla yazılmıştır. Oküler rozasea tedavisinde kullanılan seçeneklerin çoğu için bu hastalığa özgü randomize kontrollü çalışma bulunmamaktadır. Kanıt büyük ölçüde kronik blefarit ve meibomius bezi bozukluğu çalışmalarından dolaylı olarak taşınmaktadır23.
Altmış altı yayını ve 1.275 hastayı birleştiren bir sistematik derlemede yanıt oranları şöyle bildirilmiştir: yalnız kapak hijyeni yüzde 65, topikal siklosporin yüzde 87, ağızdan antibiyotik yüzde 89, yoğun atımlı ışık yüzde 89, topikal antimikrobiyal yüzde 9124. Bu sıralama randomize karşılaştırmalardan değil, farklı serilerin havuzlanmasından gelmektedir. Bu nedenle "hangisi daha etkili" biçiminde okunmamalıdır.
Temel bakım: kapak hijyeni, sıcak kompres ve yapay gözyaşı
Uluslararası uzlaşı, kapak hijyenini ve yapay gözyaşını göz tutulumunun her evresinde temel bakım olarak önermektedir7. Kanıtın kendisi ise mütevazıdır. Otuz dört çalışmayı ve 2.169 katılımcıyı birleştiren bir sistematik derleme, kapak hijyeninin yakınmaları azaltabildiği ancak kalıcı iyileşme sağladığına dair güçlü kanıt bulunmadığı sonucuna varmıştır25. Yapay gözyaşları için de kanıt kesinliği düşük bulunmuştur26.
Buna karşılık iki basamağın da zarar potansiyeli düşüktür ve düzenli uygulandığında yakınmaların önemli bölümünü hafifletmektedir. Tedavinin temeli budur, diğer basamaklar bunun yerine geçmez.
Topikal siklosporin
Oküler rozaseaya özgü tek randomize karşılaştırmalı çalışma Türkiye'den yayımlanmıştır. Otuz sekiz hastanın rastgele iki kola ayrıldığı üç aylık çalışmada her iki tedavi de etkili bulunmuş, topikal siklosporin yakınmalar ve kapak bulguları bakımından ağızdan doksisiklinden daha iyi sonuç vermiştir27.
Ancak blefarit genelinde bakıldığında tablo değişmektedir. On iki randomize çalışmayı ve 2.752 katılımcıyı birleştiren güncel bir sistematik derlemede topikal bağışıklık baskılayıcılarla plasebo arasında anlamlı bir fark bulunmamış, kanıt kesinliği çok düşük olarak değerlendirilmiştir28. İki sonuç birbiriyle çelişmektedir ve bu çelişki tedavi kararı verilirken göz önünde tutulmalıdır.
Ağızdan alınan tetrasiklin grubu antibiyotikler
Doksisiklin ve aynı gruptaki etken maddeler kapak ve göz yüzeyi iltihabında uzun süredir kullanılmaktadır. Burada bir kanıt boşluğu vardır ve açıkça yazılması gerekir: günde 40 miligramlık düşük dozun oküler rozaseadaki etkinliğini gösteren, yayımlanmış plasebo kontrollü randomize bir çalışma bulunmamaktadır.
Kronik blefarit çalışmalarını birleştiren bir sistematik derlemede ağızdan antibiyotiklerle ilgili kanıt kesinliği çok düşük bulunmuştur29. Bu, ilacın işe yaramadığı anlamına gelmez. Anlamı, etkinliğin bugüne kadar yüksek kanıt düzeyiyle gösterilmemiş olmasıdır. İlaç kararı, beklenen yarar ile yan etki yükü birlikte değerlendirilerek verilir.
Yoğun atımlı ışık
Ağca'nın uygulamasında yer almayan bu yöntemde, yoğun atımlı ışık meibomius bezi bozukluğunda kullanılmaktadır. Oküler rozaseaya özgü randomize kontrollü çalışma bulunmamaktadır23,24. Bu nedenle bu yöntem hakkındaki değerlendirme temkinlidir ve temel basamakların yerine geçmez.
Buradaki hiçbir ilaç adı öneri değildir. Hangi basamağın kime uygulanacağı muayenedeki bulgulara, tablonun ağırlığına ve kişinin diğer hastalıklarına göre belirlenir. Cildin tedavisi ayrıca ve dermatoloji hekiminin kararıyla sürer.
Kendi çalışmamız
Oküler rozaseada kornea ölçümleri: kendi çalışmamız
Oküler rozaseası olan gözlerde korneanın şekli ve dayanıklılığı sağlıklı gözlerle karşılaştırıldı. Çalışmanın yazarları arasında Ağca yer almaktadır ve ölçümler Beyoğlu Göz Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapılmıştır (Yıldırım Y, Ölçücü O, Ağca A, ve ark. Cornea 2015, doi:10.1097/ICO.0000000000000350) 30.
Otuz dört oküler rozasea hastasının ve otuz dört sağlıklı kişinin sağ gözünü ölçtük. İki grup yaş ve cinsiyet bakımından dengelenmişti.
Kornea şeklinde fark çıkmadı
Keratometri değerleri, yüzey düzensizliği ve yüzey asimetri indeksi iki grupta benzerdi. Yani oküler rozaseası olan gözlerin topografisi sağlıklı gözlerden ayrılmıyordu30.
Kornea dayanıklılığında fark çıktı
Ağca'nın yazarları arasında yer aldığı çalışmada kornea histerezisi rozasea grubunda 10,8 ± 1,2 mmHg, kontrol grubunda 11,8 ± 1,3 mmHg ölçüldü (p = 0,003). Kornea rezistans faktörünü sırasıyla 10,0 ± 1,7 ve 11,5 ± 2,6 mmHg bulduk (p = 0,001). Santral kornea kalınlığı da rozasea grubunda daha inceydi. Ultrasonik ölçümde 533,7 ± 39,9 mikrona karşılık 553,9 ± 46 mikron bulduk (p = 0,038) (Yıldırım Y, Ölçücü O, Ağca A, ve ark. Cornea 2015, doi:10.1097/ICO.0000000000000350) 30.
Göz içi basıncında, kullanılan üç ölçüm yönteminin hiçbirinde anlamlı fark saptamadık30.
Bu olgu-kontrol çalışması, oküler rozaseada kornea topografisinin sağlıklı gözlerle benzer olduğunu, buna karşılık kornea histerezisi ile rezistans faktörünün düşük kaldığını gösterdi30.
Bu çalışmanın sınırları
Katılımcıların yaş ortalaması yirmi iki idi ve dar bir yaş aralığından seçilmişlerdi. Ayrıca konjonktivada yara izi, korneada infiltrat, skar, ülser ya da damarlanma bulunan hastalar çalışmaya alınmamıştı. Yani bulgular ağır oküler rozasea olgularını değil, hafif ve orta düzeydeki tabloları yansıtmaktadır30.
Bulgu başka merkezlerde de görüldü mü?
Kornea dayanıklılığı bakımından evet. On beş hastalık bağımsız bir Türkiye serisinde de kornea histerezisi ve rezistans faktörü rozasea grubunda anlamlı olarak düşük bulunmuştur31. Yön bakımından iki çalışma arasında çelişki yoktur.
Kornea kalınlığında ise literatür çelişkilidir. Elli bir hastanın incelendiği bir çalışmada kalınlık rozasea grubunda anlamlı olarak daha ince bulunmuş32, iki çalışmada ise anlamlı fark saptanmamıştır31,33. Bugünkü tablo, kalınlığın değişmemiş olmasıyla yaklaşık on beş mikron incelmiş olması arasında bir aralıktır.
Cerrahi kararı
Rozaseası olan gözde lazer ve kornea cerrahisi kararı
Yukarıdaki bulgunun pratik karşılığı buradadır. Kornea dayanıklılığı ölçümleri, lazerle görme kusuru düzeltilmesi planlanırken bakılan ölçümler arasındadır. Oküler rozaseası olan bir gözde bu değerler daha düşük çıkabilir ve planlama buna göre yapılır.
Çalışmanın kendi sonucu da budur. Oküler rozaseada kornea topografisi normale benzese bile kornea histerezisi ve rezistans faktörü düşüktür, kornea refraktif cerrahisi planlanırken bu dikkate alınmalıdır30.
Kesinlik düzeyi burada korunmalıdır. Oküler rozaseası olan gözlerde lazer sonuçlarını gösteren yayımlanmış bir çalışma bulunmamaktadır. Rezistans faktörü düşük olan gözlerin ameliyat sonrasında kornea zayıflaması açısından risk altında olabileceği bir beklentidir, gösterilmiş bir sonuç değildir30.
Rozasea keratokonusa yol açar mı?
Hayır. Bu soru gündeme gelmektedir çünkü oküler rozaseada kornea bazen keratokonusa benzer bir görüntü verebilir ve böyle tablolar olgu düzeyinde bildirilmiştir34. Ancak yaklaşık 165 milyon hastalık gerçek yaşam verisinin incelendiği bir çalışmada rozasea ile keratokonus arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır35.
Doğru okuma şudur: rozasea keratokonus yapmaz, ama keratokonus tanısında kullanılan ölçümleri etkileyebilir. Bu ayrım keratokonus sayfasında da anlatılmaktadır.
Ölçüm ne zaman yapılmalıdır?
Göz yüzeyi iltihaplıyken alınan ölçümler yanıltıcı olabilir. Bu nedenle önce kapak ve göz yüzeyi tedavi edilir, ölçümler sonra tekrarlanır. Karar, farklı tarihlerde alınmış ölçümlerin karşılaştırılmasıyla verilir. Lazer için uygun olup olmadığınızın nasıl değerlendirildiği uygunluk sayfasında ayrıntısıyla anlatılmaktadır.
Rozasea için kullanılan ilaçlar ölçümleri etkiler mi?
Dirençli rozaseada ağızdan izotretinoin kullanılabilmektedir. Ağızdan izotretinoinin kornea biyomekaniğine etkisi, aynı ekibin bu ilacı kullanan kişileri ileriye dönük izlediği çalışmada incelenmiştir36. İzlemde gözyaşı ölçümleri ve kornea kalınlığının optik ölçümü tedavi sırasında değişti, kornea dayanıklılığı ölçümleri değişmedi ve saptanan bütün değişiklikler tedavi bittikten altı ay sonra kaybolmuştu36. Ölçümler yorumlanırken kişinin kullandığı ilaçların da bilinmesi gerekmektedir.
Sorular
Sık sorulan sorular
Gül hastalığı göze vurur mu?
Vurabilir. Gül hastalığı göz kapaklarını, gözyaşı filmini ve korneayı tutabilir. Bunun tıbbi adı oküler rozaseadır. Sıklığı nasıl arandığına bağlıdır. Kayıtlara tanı olarak geçen oran yaklaşık yüzde 10 iken, cildinde rozasea olan hastalar bir göz hekimi tarafından ayrıntılı muayene edildiğinde göz bulgusu oranı yüzde 44 düzeyine çıkmaktadır. Hangi düzeyde tutulduğunuz ancak muayeneyle anlaşılır.
Gözde gül hastalığı geçer mi?
Gül hastalığı süregen bir hastalıktır ve tümüyle ortadan kaldıran bir tedavisi bugün yoktur. Buna karşılık göz bulguları tedaviyle belirgin biçimde geriletilebilir. Çocuk serilerinde tam remisyon bildirilen oranlar yüksektir. Beklenmesi gereken şey hastalığın yok olması değil, kontrol altında tutulmasıdır. Bu nedenle temel bakım genellikle uzun sürelidir.
Göz kapağımda gül hastalığı var, ne yapılır?
Kapak kenarındaki damarlanma, kabuklanma ve tekrarlayan şalazyon oküler rozaseanın en sık görülen bulgularıdır. Tedavinin temeli düzenli kapak hijyeni, sıcak kompres ve yapay gözyaşıdır. Tablonun ağırlığına göre buna ilaç eklenebilir. Kararı muayenedeki bulgular belirler. Cildin tedavisi ayrıca ve dermatoloji hekiminin kararıyla yürütülür.
Cildimde rozasea yok, gözümde olabilir mi?
Olabilir. Yüz otuz bir hastanın izlendiği bir seride hastaların yüzde 14,5'i ciltte hiçbir rozasea bulgusu olmadan, yalnız göz bulgusuyla başvurmuştur. Çocuklarda bu durum daha da sıktır. Ciltteki bulguların ağırlığı ile göz tutulumunun ağırlığı da birbirini izlemez. Bu nedenle iki tablo ayrı ayrı değerlendirilir.
Oküler rozaseam varsa lazerle görme kusurum düzeltilebilir mi?
Bu, tek bir muayeneyle verilecek bir karar değildir. Ağca'nın yazarları arasında yer aldığı çalışmada oküler rozaseası olan gözlerde kornea dayanıklılığı ölçümleri sağlıklı gözlere göre daha düşük, kornea daha ince bulundu (Yıldırım Y, Ölçücü O, Ağca A, ve ark. Cornea 2015, doi:10.1097/ICO.0000000000000350) 30. Bu ölçümler lazer planlamasında kullanılan ölçümlerdir. Ayrıca göz yüzeyi iltihaplıyken alınan ölçümler yanıltıcı olabilir. Bu nedenle önce göz yüzeyi tedavi edilir, ölçümler sonra tekrarlanır ve karar farklı tarihlerdeki ölçümlerin karşılaştırılmasıyla verilir.
Kontakt lens kullanabilir miyim?
Oküler rozaseada gözyaşı filmi bozulduğu ve göz yüzeyi kuruduğu için kontakt lens genellikle daha zor tolere edilir. Kornea tutulumu varsa lens kullanımı ayrıca değerlendirilir. Bu karar, kapak kenarının ve korneanın muayenesine göre kişiye özel verilir. Genel bir yasak ya da genel bir izin doğru olmaz.
Çocuğumda gül hastalığı gözde olur mu?
Olur ve çocukta tanı çoğu kez gecikir. Türkiye'den yayımlanmış serilerde yakınmanın başlamasıyla tanı arasındaki ortalama süre on ay ile on altı ay arasında ölçülmüştür. Gecikmenin başlıca nedeni çocukta ciltte rozasea bulgusunun çoğu kez bulunmaması ve tablonun tekrarlayan konjonktivit sanılmasıdır. Çocuğunuzda tekrarlayan arpacık, sürekli kızarık gözler ve ışıktan rahatsızlık birlikte varsa kapak kenarı ve kornea açısından ayrıca değerlendirilmesi doğru olur.
Kaynakça
Bu sayfadaki bilgiler hakemli dergilerde yayımlanmış çalışmalara, sistematik derlemelere ve uluslararası uzlaşı raporlarına dayanmaktadır. Otuzuncu ve otuz altıncı sıradaki çalışmaların yazarları arasında Ağca yer almaktadır.
- [1]Kirkpatrick RH, Nazzicone K, Biorac A, Froentjes AR, Simpson SM, Molin S. Prevalence of ocular manifestations in cutaneous rosacea: systematic review and meta-analysis. Can J Ophthalmol. 2025:S0008-4182(25)00156-5. doi:10.1016/j.jcjo.2025.04.005
- [2]Barakji YA, Rønnstad ATM, Christensen MO, Zachariae C, Wienholtz NKF, Halling AS, Maul JT, Thomsen SF, Egeberg A, Thyssen JP. Assessment of frequency of rosacea subtypes in patients with rosacea: a systematic review and meta-analysis. JAMA Dermatol. 2022;158(6):617-625. doi:10.1001/jamadermatol.2022.0526
- [3]Ghanem VC, Mehra N, Wong S, Mannis MJ. The prevalence of ocular signs in acne rosacea: comparing patients from ophthalmology and dermatology clinics. Cornea. 2003;22(3):230-233. doi:10.1097/00003226-200304000-00009
- [4]Mohamed-Noriega K, Loya-Garcia D, Vera-Duarte GR, Morales-Wong F, Ortiz-Morales G, Navas A, Graue-Hernandez EO, Ramirez-Miranda A. Ocular rosacea: an updated review. Cornea. 2025;44(4):525-537. doi:10.1097/ICO.0000000000003785
- [5]Vieira ACC, Höfling-Lima AL, Mannis MJ. Ocular rosacea—a review. Arq Bras Oftalmol. 2012;75(5):363-369. doi:10.1590/S0004-27492012000500016
- [6]Akpek EK, Merchant A, Pinar V, Foster CS. Ocular rosacea: patient characteristics and follow-up. Ophthalmology. 1997;104(11):1863-1867. PMID: 9373118
- [7]Schaller M, Almeida LMC, Bewley A, Cribier B, Dlova NC, Kautz G, Mannis M, Oon HH, Rajagopalan M, Steinhoff M, Thiboutot D, Troielli P, Webster G, Wu Y, van Zuuren EJ, Tan J. Rosacea treatment update: recommendations from the global ROSacea COnsensus (ROSCO) panel. Br J Dermatol. 2017;176(2):465-471. doi:10.1111/bjd.15173
- [8]Al-Amry MA, Al-Ghadeer HA. Ocular acne rosacea in tertiary eye center in Saudi Arabia. Int Ophthalmol. 2018;38(1):59-65. doi:10.1007/s10792-016-0420-3
- [9]Kılıç Müftüoğlu İ, Aydın Akova Y. Clinical findings, follow-up and treatment results in patients with ocular rosacea. Turk J Ophthalmol. 2016;46(1):1-6. doi:10.4274/tjo.48902
- [10]Donmez O, Akova YA. Pediatric ocular acne rosacea: clinical features and long term follow-up of sixteen cases. Ocul Immunol Inflamm. 2021;29(1):57-65. doi:10.1080/09273948.2019.1668951
- [11]Barbosa EB, Tavares CM, da Silva DFL, Santos LS, França AFEC, Alves M. Characterization of meibomian gland dysfunction in patients with rosacea. Arq Bras Oftalmol. 2023;86(4):365-371. doi:10.5935/0004-2749.20230043
- [12]Rodríguez-García A, González-Godínez S, López-Rubio S. Blepharokeratoconjunctivitis in childhood: corneal involvement and visual outcome. Eye (Lond). 2016;30(3):438-446. doi:10.1038/eye.2015.249
- [13]Jones SM, Weinstein JM, Cumberland P, Klein N, Nischal KK. Visual outcome and corneal changes in children with chronic blepharokeratoconjunctivitis. Ophthalmology. 2007;114(12):2271-2280. doi:10.1016/j.ophtha.2007.01.021
- [14]Özkan G, Doğan Gökçe G, Akkaya Turhan S. Pediatric ocular rosacea: clinical features and long-term maintenance therapy with topical cyclosporine. Ocul Immunol Inflamm. 2025;33(9):2077-2082. doi:10.1080/09273948.2025.2553219
- [15]Nazir SA, Murphy S, Siatkowski RM, Chodosh J, Siatkowski RL. Ocular rosacea in childhood. Am J Ophthalmol. 2004;137(1):138-144. doi:10.1016/s0002-9394(03)00890-0
- [16]Chamaillard M, Mortemousque B, Boralevi F, Marques da Costa C, Aitali F, Taïeb A, Léauté-Labrèze C. Cutaneous and ocular signs of childhood rosacea. Arch Dermatol. 2008;144(2):167-171. doi:10.1001/archdermatol.2007.50
- [17]Donaldson KE, Karp CL, Dunbar MT. Evaluation and treatment of children with ocular rosacea. Cornea. 2007;26(1):42-46. doi:10.1097/ICO.0b013e31802e3a54
- [18]Cetinkaya A, Akova YA. Pediatric ocular acne rosacea: long-term treatment with systemic antibiotics. Am J Ophthalmol. 2006;142(5):816-821. doi:10.1016/j.ajo.2006.06.047
- [19]Morales-Mancillas NR, Velazquez-Valenzuela F, Kinoshita S, Suzuki T, Dahlmann-Noor AH, Dart JKG, Hingorani M, Ali A, Fung S, Akova YA, Doan S, Gupta N, Hammersmith KM, Tan DTH, Paez-Garza JH, Rodriguez-Garcia A. Definition and diagnostic criteria for pediatric blepharokeratoconjunctivitis. JAMA Ophthalmol. 2024;142(1):39-47. doi:10.1001/jamaophthalmol.2023.5750
- [20]Gallo RL, Granstein RD, Kang S, Mannis M, Steinhoff M, Tan J, Thiboutot D. Standard classification and pathophysiology of rosacea: the 2017 update by the National Rosacea Society Expert Committee. J Am Acad Dermatol. 2018;78(1):148-155. doi:10.1016/j.jaad.2017.08.037
- [21]Schaller M, Almeida LMC, Bewley A, Cribier B, Del Rosso J, Dlova NC, Gallo RL, Granstein RD, Kautz G, Mannis MJ, Micali G, Oon HH, Rajagopalan M, Steinhoff M, Tanghetti E, Thiboutot D, Troielli P, Webster G, Zierhut M, van Zuuren EJ, Tan J. Recommendations for rosacea diagnosis, classification and management: update from the global ROSacea COnsensus 2019 panel. Br J Dermatol. 2020;182(5):1269-1276. doi:10.1111/bjd.18420
- [22]Chang YS, Huang YC. Role of Demodex mite infestation in rosacea: a systematic review and meta-analysis. J Am Acad Dermatol. 2017;77(3):441-447.e6. doi:10.1016/j.jaad.2017.03.040
- [23]Redd TK, Seitzman GD. Ocular rosacea. Curr Opin Ophthalmol. 2020;31(6):503-507. doi:10.1097/ICU.0000000000000706
- [24]Avraham S, Khaslavsky S, Shergill M, ve ark. Treatment of ocular rosacea: a systematic review. J Dtsch Dermatol Ges. 2024;22(2):167-174. doi:10.1111/ddg.15290
- [25]Lindsley K, Matsumura S, Hatef E, Akpek EK. Interventions for chronic blepharitis. Cochrane Database Syst Rev. 2012;2012(5):CD005556. doi:10.1002/14651858.CD005556.pub2
- [26]Pucker AD, Ng SM, Nichols JJ. Over the counter (OTC) artificial tear drops for dry eye syndrome. Cochrane Database Syst Rev. 2016;2(2):CD009729. doi:10.1002/14651858.CD009729.pub2
- [27]Arman A, Demirseren DD, Takmaz T. Treatment of ocular rosacea: comparative study of topical cyclosporine and oral doxycycline. Int J Ophthalmol. 2015;8(3):544-549. doi:10.3980/j.issn.2222-3959.2015.03.19
- [28]Kam KW, Mehraban Far P, Yim TW, Chen LJ, Mak CY, Young AL. Topical immunosuppressants for blepharitis in adults. Cochrane Database Syst Rev. 2026;5(5):CD013550. doi:10.1002/14651858.CD013550.pub3
- [29]Onghanseng N, Ng SM, Halim MS, Nguyen QD. Oral antibiotics for chronic blepharitis. Cochrane Database Syst Rev. 2021;6(6):CD013697. doi:10.1002/14651858.CD013697.pub2
- [30]Yıldırım Y, Ölçücü O, Ağca A, Karaküçük Y, Alagöz N, Mutaf Ç, Demirok A, Kutlubay Z. Topographic and biomechanical evaluation of corneas in patients with ocular rosacea. Cornea. 2015;34(3):313-317. doi:10.1097/ICO.0000000000000350
- [31]Palamar M, Degirmenci C, Ertam I, Yagci A. Ocular response analyser measurements and central corneal thickness in ocular rosacea patients. Int Ophthalmol. 2017;37(1):7-11. doi:10.1007/s10792-016-0218-3
- [32]Onaran Z, Karabulut AA, Usta G, Örnek K. Central corneal thickness in patients with mild to moderate rosacea. Can J Ophthalmol. 2012;47(6):504-508. doi:10.1016/j.jcjo.2012.07.009
- [33]Ozturk T, Kayabasi M, Ozbagcivan O, Ayhan Z, Utine CA. Common ocular findings in patients with acne rosacea. Int Ophthalmol. 2022;42(4):1077-1084. doi:10.1007/s10792-021-02093-5
- [34]Dursun D, Piniella AM, Pflugfelder SC. Pseudokeratoconus caused by rosacea. Cornea. 2001;20(6):668-669. doi:10.1097/00003226-200108000-00024
- [35]Muayad J, Madsen JA, Sontam TR, Loya A, Lee AG, Ahmed M. Real-world analysis of inflammatory dermatologic conditions and their association with keratoconus. Cornea. 2026;45(7):834-839. doi:10.1097/ICO.0000000000003931
- [36]Yıldırım Y, Ölçücü O, Ağca A, Alagöz C, Demircan A, Başcı A, Demirok A, Kutlubay Z. Evaluation of corneal topography and biomechanical parameters after use of systemic isotretinoin. J Ophthalmol. 2014;2014:701361. doi:10.1155/2014/701361
Randevu
Randevu ve değerlendirme
Ciltte gül hastalığı tanınız varsa ya da gözlerinizde uzun süredir geçmeyen kızarıklık, yanma ve tekrarlayan arpacık varsa göz muayenesi yararlı olur. Daha önce çekilmiş kornea topografiniz varsa getirin. Dermatoloji hekiminizin verdiği tedaviyi ve kullandığınız ilaçları da yanınızda bulundurun.
Medicana Ataköy Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği · 1. Kısım Mah. Rauf Orbay Cd. No:2/1, 34158 Bakırköy / İstanbul
